7 Ocak 2012 Cumartesi

Gündelik Hayat ve Felsefe

Etem Pişkin
Masanın başında, ellerini uzatmış dimdik duruyordu adam; çalışıp çalışmadığı belli olmaksızın. Karısı odaya girmiş, yanına yaklaşmıştı. Karısının izliyordu izlemesine. Ama kesinlikle bu yaptığının farkında olmaksızın.
- Ayhan, gel bir bak, bir tuhaflık var.

Adam Karısı’nın söylediklerinin duymadı bile.
. . .

“Kimi filozoflar var, yazarlar; kimileri ise yazamazlar."
“Hoppala, bu da ne demek şimdi? Çoğu filozoflar, ilk grupta yer alırmış. Eh, bu biraz elle tutulur bir görüş. Yazamayan filozof mu olurmuş... Dervişler, ermiş insanlar olabilir. Galiba cahil filozoflar da yok değil.” DEVAMI

13 Aralık 2011 Salı

Determinist Feminizm Üzerine Söyleşi

Aydın Artunç

Bu bir kitap eleştirisi falan değil. Bir okuma ile ilişkili bazı değinmeler sadece. Bunu ilk kez yapıyorum; tıpkı Hikmet'in bana yaptığı gibi, "bal gibi olur" deyişiyle. Sanatı sadece kurgu ile bağlantılı düşünebildiğim için. Bunun dışında renkler, sesler pek anlamlı gelmiyor bana. Aynen, müzikte çok seslilik anlamında; bu da bir kurgu bence. Anlatı diye tutturdu, bal gibi olur dediği şey.  “Söyledim ve ruhumu kurtardım" anlamında Latince tekerlemeye benzer biçimde, “ben yapacağımı yaptım” gibisinden bir not düşmüştüm de, kimi arkadaşlar bana serzenişte bulundular; bunu eleştiri anlamında alarak. Bana kalırsa bu daha çok “satır aralarını okuma” alışkanlığından kaynaklanıyor.  DEVAMI

14 Mart 2010 Pazar

Felsefe ve Diyalektik

İlhan Acar
Ta başından beri her alanda ve her adımda felsefenin insan ve toplum yaşamında diyalektik bağlamda bir ayara girmesini görmek ilginç. Yani insanlık tarihinin en başında, zaman içinde ortaya çıkan bir olgu aynı zamanda kendi karşıtının da gelişmesine yol açıyor. Kendi gelişimine koşut karşıtının gelişimi de o ölçüde artıyor. Belli bir zaman sonra aynı güçte karşıt iki olgu ortaya çıkıyor ve çatışma başlıyor. İnsan toplumlarının taem olarak ne zaman ortaya çıktığı belli değil. insan atası sayılan üst maymun toplulukları 30 bin yıl öncesine uzanıyor.  Sonra yeniden G. Avrupa, Afrika ve G. AsyaDa verimli yarım aç biçiminde uzanan bölgede çıktığı anlaşılıyor. DEVAMI

13 Mart 2010 Cumartesi

Post-modernizm ve Burjuvazi

Candan Birsel
İnsan aklı hala daha neredeyse bütün bir geçen asır boyunca insanlığın açlık, yoksunluk, vs. gibi geleneksel ama artık çözümlenemediği gün gibi aşikâr geleneksel sorunlarla mı uğraşmalıdır, yoksa bunların çözümsüzlüğünü kabul etme cesaretini mi göstermelidir? Yoksa insanın temel sorunu dışlanmak, yalnızlık, ötekileştirilme, ezeli bir gerçeklik niteliğinde dengesizlik ve hayal kırıklığı, kırılganlıklar, büyük bir evren içinde duyduğu küçümseme, bitip tükenmeyen aşağılanma, eziklik ve yok olmaktan ibaret mi?  DEVAMI